Ruh sağlığı terimleri
29 terim
- Alkol yoksunluk sendromu
- Uzun süre yoğun alkol kullanan kişide alkol kesildiğinde ya da azaltıldığında genellikle 6–24 saat içinde başlayan tablo: tremor, terleme, taşikardi, hipertansiyon, anksiyete ve uykusuzluk. Nöbetler ve en ağır formu olan deliryum tremens (çoğunlukla son içkiden 72–96 saat sonra başlar) hayatı tehdit eder. Şiddet CIWA-Ar ile izlenir, tedavide benzodiazepinler kullanılır. Wernicke ensefalopatisini önlemek için dekstrozla birlikte tiamin verilir.
- Anksiyete
- Belirsiz bir tehdit karşısında hissedilen gerginlik, endişe ve fizyolojik uyarılma hali. Hafif anksiyete dikkati ve öğrenmeyi artırabilir; orta düzeyde algı alanı daralır; ağır anksiyete ve panikte kişi yönergeleri izleyemez. Hemşire anksiyete düzeyini değerlendirir, sakin ve kısa cümlelerle konuşur, çevresel uyaranları azaltır ve ağır anksiyetede hasta eğitimini erteler.
- Baş etme
- Kişinin stresi yönetmek için kullandığı bilişsel ve davranışsal çabalar. Problem odaklı baş etme stres etkeninin kendisine yönelir (bilgi arama, plan yapma); duygu odaklı baş etme yol açtığı duyguları hafifletir (konuşma, gevşeme, dua). Uyumlu yöntemler sorunu çözer ya da sıkıntıyı azaltır; madde kullanımı ve içe kapanma gibi uyumsuz yöntemler sorunları artırır. Hemşire hastaya daha önce işe yarayan yolları sorar ve onları destekler.
- Bipolar bozukluk
- Mani ya da hipomani dönemlerinin depresyon dönemleriyle değiştiği duygudurum bozukluğu. Manide taşkın veya irritabl duygudurum, azalmış uyku gereksinimi, düşünce uçuşması, dürtüsellik ve riskli davranışlar görülür. Hemşire manik hastada uyaranları azaltır, kısa ve net konuşur, sınır koyar; ayakta yenebilecek yüksek kalorili yiyecekler ve yeterli sıvı sağlar, lityum düzeyini ve toksisite belirtilerini izler.
- Damgalama
- Ruhsal hastalığı ya da belirli bir sağlık sorunu olan kişilere yönelik olumsuz kalıp yargılar, önyargı ve ayrımcılık; kişi bunu kendine yönelttiğinde içselleştirilmiş damgalama adını alır. Yardım aramayı ve tedaviye uyumu engeller. Hemşire kişiyi önceleyen bir dil kullanır ("şizofren" yerine "şizofrenisi olan kişi"), kendi tutumlarını sorgular ve toplumda farkındalığı artırır.
- Deliryum
- Saatler ya da günler içinde gelişen ve gün içinde dalgalanan dikkat ve bilinç bozukluğu; enfeksiyon, ilaçlar, sıvı-elektrolit bozukluğu, hipoksi ve alkol yoksunluğu gibi altta yatan bir nedeni vardır ve çoğunlukla geri döndürülebilir. Yaşlılarda sıktır ve demansla karıştırılabilir. Hemşire CAM gibi araçlarla tarama yapar, değişikliği bildirir; oryantasyonu, uyku düzenini, gözlük ve işitme cihazı kullanımını ve güvenliği destekler.
- Demans
- Bellek, dil, yönelim ve yürütücü işlevlerde günlük yaşamı etkileyen, sinsi başlangıçlı ve ilerleyici bilişsel gerileme; en sık nedeni Alzheimer hastalığıdır. Deliryumdan farklı olarak bilinç açıktır ve tablo aylar ya da yıllar içinde gelişir. Hemşire tutarlı bir rutin, basit ve tek aşamalı yönergeler, güvenli bir ortam ve kaybolmaya karşı önlemler sağlar; bakım verenin yükünü değerlendirip destekler.
- Ekstrapiramidal belirtiler
- Başta birinci kuşak antipsikotikler olmak üzere dopamin blokajına bağlı hareket bozuklukları: akut distoni (ör. yüz, boyun ya da gırtlakta ani, ağrılı kas spazmı), akatizi (sıkıntı veren motor huzursuzluk), parkinsonizm (rijidite, hareketlerde yavaşlama, tremor) ve geç dönemde kalıcı olabilen tardif diskinezi (istemsiz dudak-dil hareketleri). Hemşire AIMS gibi ölçeklerle düzenli tarama yapar; hava yolunu etkileyen akut distoni acildir.
- Erikson'un psikososyal gelişim dönemleri
- Erikson’un yaşam boyu gelişimi, her birinde çözülmesi gereken bir psikososyal kriz bulunan sekiz döneme ayıran kuramı: temel güvene karşı güvensizlik (bebeklik), özerkliğe karşı utanç ve kuşku, girişimciliğe karşı suçluluk, çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu, kimliğe karşı rol karmaşası (ergenlik), yakınlığa karşı yalıtılmışlık, üretkenliğe karşı durgunluk ve benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk (yaşlılık). Hemşire iletişimi ve eğitimi kişinin gelişim dönemine uyarlar.
- Gerginliği azaltma
- Ajite ya da öfkeli bir kişiyle, saldırganlık ortaya çıkmadan önce sözel ve sözel olmayan tekniklerle gerginliği düşürme yaklaşımı. Hemşire güvenli bir mesafe ve açık bir çıkış yolu bırakır; sakin, alçak sesle ve kısa cümlelerle konuşur, kişinin duygusunu kabul eder, seçenek sunar ve tehdit edici beden dilinden kaçınır. Fiziksel tespit ya da acil ilaç uygulaması ancak bu yöntemler yetersiz kaldığında son seçenektir.
- Halüsinasyon
- Dışarıda gerçek bir uyaran yokken yaşanan duyusal algı; en sık işitsel halüsinasyon görülür. Emir veren işitsel halüsinasyonlar kişinin kendisine ya da başkalarına zarar vermesine yol açabileceği için özellikle sorgulanır. Hemşire halüsinasyonla tartışmaz ve onu doğrulamaz; hastanın yaşadığını ve duygusunu kabul eder ("Sesleri duyduğunuzu biliyorum ama ben duymuyorum"), dikkati gerçeğe yöneltir ve güvenliği sağlar.
- Hezeyan
- Aksini gösteren açık kanıtlara rağmen sarsılmayan, kişinin kültürel ve dinî inançlarıyla açıklanamayan yanlış ve sabit inanç; kötülük görme (perseküsyon), büyüklük, referans ve somatik tipleri vardır. Hemşire hezeyanla tartışmaz ve onu desteklemez; altta yatan duyguya (ör. korku) odaklanır, güven ilişkisi kurar ve konuşmayı gerçeğe dayalı konulara yönlendirir.
- İntihar riski değerlendirmesi
- Kişinin intihar düşüncesi, planı, araca erişimi, önceki girişimleri ve koruyucu etkenlerinin sistematik olarak değerlendirilmesi. İntiharı doğrudan sormak ("Kendinizi öldürmeyi düşünüyor musunuz?") riski artırmaz, hastaya konuşma fırsatı verir. Risk yüksekse hasta yalnız bırakılmaz, ortam zarar verebilecek eşyalardan arındırılır, yakın gözlem sağlanır ve güvenlik planı hastayla birlikte hazırlanır.
- Kriz müdahalesi
- Olağan baş etme yollarının yetersiz kaldığı akut bir kriz anında kişinin güvenliğini sağlamak ve kriz öncesi işlevsellik düzeyine dönmesine yardım etmek için yapılan kısa süreli, odaklı girişim. Önce güvenlik ile intihar ya da şiddet riski değerlendirilir; ardından sorun tanımlanır, kişinin güçlü yönleri ve destek sistemleri harekete geçirilir, somut ve uygulanabilir bir plan yapılır.
- Madde kullanım bozukluğu
- Zarar görmesine rağmen bir maddenin kontrolsüz ve süregen kullanımı; yoğun istek, kontrol kaybı, tolerans, yoksunluk ve sosyal-mesleki işlevlerde bozulmayla tanımlanır. Alkol, opioidler, uyarıcılar, kenevir ve sedatifler sık kullanılan maddelerdir. Hemşire yargılamadan kullanım öyküsü alır, zehirlenme ve yoksunluk belirtilerini izler, zarar azaltma ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verir.
- Majör depresif bozukluk
- En az iki hafta süren çökkün duygudurum ya da ilgi ve zevk kaybına uyku, iştah, enerji ve konsantrasyon değişiklikleri, değersizlik veya suçluluk duyguları ve ölüm düşüncelerinin eşlik ettiği, işlevselliği bozan bozukluk (DSM-5-TR'de dokuz belirtiden en az beşi). Hemşire intihar riskini doğrudan sorar; öz bakım, beslenme ve uykuyu destekler, ilaç uyumunu izler. Antidepresan başlandıktan sonra enerji artarken intihar riski yükselebilir.
- Maslow'un gereksinimler hiyerarşisi
- İnsan gereksinimlerini alttan üste fizyolojik gereksinimler (hava, su, besin, uyku), güvenlik, sevgi ve ait olma, saygı ve kendini gerçekleştirme olarak sıralayan hümanistik model. Genellikle alt basamaktaki gereksinimler karşılanmadan üsttekiler öncelik kazanmaz. Hemşirelikte önceliklendirmede kullanılır: hava yolu, solunum, dolaşım ve güvenlik gibi fizyolojik ve güvenlik gereksinimleri psikososyal gereksinimlerden önce ele alınır.
- Nöroleptik malign sendrom
- Antipsikotik ilaçlara karşı, tedavinin herhangi bir döneminde gelişebilen nadir ama hayatı tehdit eden reaksiyon. Yüksek ateş, kas rijiditesi, bilinç değişikliği, otonom dengesizlik (taşikardi, değişken kan basıncı, terleme) ve yüksek kreatin kinaz tipiktir. Hemşire antipsikotiği vermeyi durdurur ve hekime hemen haber verir; vücut sıcaklığını düşürür, sıvı desteği sağlar; akut böbrek yetmezliği gelişebileceğinden yaşam bulgularını ve elektrolitleri yakından izler.
- Panik atak
- Aniden başlayan ve genellikle dakikalar içinde doruğa ulaşan yoğun korku nöbeti; çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, titreme, terleme, baş dönmesi ve ölme ya da kontrolü kaybetme korkusu eşlik eder. Tekrarlayan beklenmedik ataklar ve yeni atak kaygısı panik bozukluğunu düşündürür. Belirtiler kalp krizini andırabildiğinden fiziksel nedenler dışlanmalıdır. Hemşire hastanın yanında kalır ve sakin, kısa yönergelerle yavaş soluk almasına yardım eder.
- Piaget'nin bilişsel gelişim dönemleri
- Piaget’nin çocukların düşünme biçiminin sırayla geçtiği dört dönemi tanımlayan kuramı: duyusal-motor (doğumdan 2 yaşa; nesne sürekliliği), işlem öncesi (2–7 yaş; sembolik ve benmerkezci düşünce), somut işlemler (7–11 yaş; somut konularda mantık, korunum) ve soyut işlemler (11 yaş ve üzeri; soyut akıl yürütme). Hemşire bir işlemi okul öncesi çocuğa basit sözcükler ve oyunla, ergene gerekçeleriyle açıklar.
- Savunma mekanizmaları
- Kişinin kaygıdan korunmak için çoğunlukla bilinçdışı kullandığı psikolojik stratejiler: inkâr, yansıtma, yer değiştirme, mantığa bürüme, gerileme, bastırma ve yüceltme gibi. Kısa süreli kullanıldığında uyuma yardım edebilir; katı ve aşırı kullanıldığında baş etmeyi engeller. Örneğin yeni kanser tanısı alan hastanın tanıyı kabul etmemesi inkârdır; hemşire savunmayı zorla kırmaya çalışmaz, hastanın hazır olduğu hızda ilerler.
- Şizofreni
- Gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu kronik psikotik bozukluk. Pozitif belirtiler (halüsinasyon, hezeyan, dezorganize konuşma ve davranış), negatif belirtiler (duygulanımda küntleşme, isteksizlik, sosyal geri çekilme, konuşmada azalma) ve bilişsel bozulma görülür. Tedavinin temeli antipsikotiklerdir. Hemşire ilaç uyumunu ve yan etkileri izler, gerçeği nazikçe sunar, günlük yaşam becerilerini ve aile eğitimini destekler.
- Stres
- Kişinin baş etme kaynaklarını zorlayan ya da aştığı düşünülen bir duruma bedenin ve zihnin verdiği yanıt. Selye’nin genel uyum sendromu üç evre tanımlar: alarm (savaş ya da kaç yanıtı; kalp hızı, kan basıncı ve kan şekeri yükselir), direnç ve stres sürerse tükenme. Uzun süreli stres bağışıklığı zayıflatır ve iyileşmeyi geciktirir; hemşire stres etkenlerini ve belirtilerini değerlendirip hastanın baş etmesini destekler.
- Terapötik iletişim
- Hastanın duygu ve düşüncelerini ifade etmesini, sorunlarını anlamasını ve baş etmesini destekleyen amaçlı, hasta odaklı iletişim. Etkin dinleme, açık uçlu sorular, yansıtma, açıklığa kavuşturma, sessizliği kullanma ve özetleme temel tekniklerdir. Boş güvence vermek ("Merak etmeyin, her şey yoluna girecek"), öğüt vermek, yargılamak ve "neden" diye sormak iletişimi engeller.
- Terapötik ilişki
- Hastanın gereksinimlerine odaklanan, amaçlı ve profesyonel sınırları belirgin hemşire-hasta ilişkisi. Peplau'ya göre tanışma (oryantasyon), çalışma ve sonlandırma evrelerinden geçer; sonlandırma ilk görüşmeden itibaren planlanır. Güven, empati, saygı ve tutarlılık temelidir. Hemşire aşırı kişisel bilgi paylaşımı ve hediye kabulü gibi sınır ihlallerinden kaçınır.
- Terapötik ortam
- Psikiyatri servisinin fiziksel ve sosyal ortamının bir tedavi aracı olarak yapılandırılması. Güvenli, öngörülebilir ve kuralları açık bir ortam; günlük etkinlikler, grup toplantıları ve hastaların sorumluluk alması sosyal becerileri ve baş etmeyi güçlendirir. Hemşire servis güvenliğini sürdürür, rutinleri düzenler ve hastaları etkinliklere katılmaya teşvik eder.
- Travma bilgili bakım
- Birçok hastanın geçmişte travma yaşamış olabileceğini varsayan ve yeniden travmatizasyonu önlemeyi amaçlayan bakım yaklaşımı. Güvenlik, güvenilirlik ve şeffaflık, akran desteği, iş birliği, güçlendirme ve seçim hakkı ile kültürel duyarlılık temel ilkeleridir. Hemşire işlemleri önceden açıklar, izin ister, hastaya kontrol ve seçenek tanır, zorlayıcı uygulamalardan kaçınır.
- Travma sonrası stres bozukluğu
- Ciddi bir travmatik olaydan sonra bir aydan uzun süren; travmayı yeniden yaşama (geri dönüşler, kâbuslar), hatırlatıcılardan kaçınma, düşünce ve duygudurumda olumsuz değişiklikler ve aşırı uyarılmışlık (irkilme, uykusuzluk, öfke patlamaları) ile seyreden bozukluk. Hemşire güvenli, sakin ve yapılandırılmış bir ortam sağlar, travma bilgili yaklaşım kullanır, gevşeme ve baş etme becerilerini destekler, intihar riskini değerlendirir.
- Yeme bozuklukları
- Yeme davranışı ve beden algısındaki ciddi bozuklukları kapsayan ruhsal hastalıklar: anoreksiya nervozada belirgin düşük vücut ağırlığı ve kilo alma korkusu; bulimiya nervozada tıkınırcasına yeme ve ardından kusma, laksatif kullanımı gibi telafi davranışları; tıkınırcasına yeme bozukluğunda telafisiz tıkınma görülür. Elektrolit bozuklukları ve aritmiler hayatı tehdit edebilir. Beslenme yeniden başlatılırken yeniden beslenme (refeeding) sendromu açısından elektrolitler, özellikle fosfor yakından izlenir.