Kadın-doğum terimleri

24 terim

Apgar skoru
Yenidoğanın doğumdan sonraki 1. ve 5. dakikalarda kalp hızı, solunum çabası, kas tonusu, uyarana refleks yanıtı ve renk ile 0–10 arasında puanlanması. 7–10 güven verici kabul edilir; 7'nin altındaki puan yenidoğanın tıbbi yardıma gereksinimi olduğunu gösterir. Canlandırma kararı Apgar skoru beklenmeden solunum ve kalp hızına göre verilir.
Doğum eyleminin evreleri
Doğum eylemi dört evrede incelenir: birinci evre düzenli kasılmaların başlamasından serviksin tam açılmasına (10 cm) kadar sürer ve latent ile aktif fazlara ayrılır; ikinci evre tam açıklıktan bebeğin doğumuna, üçüncü evre bebeğin doğumundan plasentanın çıkmasına kadardır; dördüncü evre doğumdan sonraki ilk 1–4 saattir. Dördüncü evrede hemşire kanamayı, fundus kıvamını ve anne yaşam bulgularını sık aralıklarla izler.
Doğum öncesi bakım
Gebelik boyunca anne ve fetüsün sağlığını izlemek, riskleri erken saptamak ve gebeyi doğuma hazırlamak için verilen bakım. Kan basıncı, kilo, idrarda protein, fundus yüksekliği ve fetal kalp sesi izlenir; tarama testleri yapılır, beslenme ve tehlike belirtileri konusunda eğitim verilir. DSÖ en az 8 temas önerir; Türkiye'de Sağlık Bakanlığı Doğum Öncesi Bakım Yönetim Rehberi en az 4 izlem tanımlar.
Doğum sonu depresyon
Doğumdan sonraki haftalar ya da aylar içinde başlayan, en az iki hafta süren ve günlük işlevi bozan depresyon. Hafif seyreden ve genellikle iki hafta içinde kendiliğinden geçen annelik hüznünden (baby blues) farklıdır. Taramada Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği kullanılır. Hemşire anneye kendisine ya da bebeğine zarar verme düşünceleri olup olmadığını doğrudan sorar, aileye uyarı belirtilerini anlatır ve ruh sağlığı desteğine yönlendirir.
Doğum sonu kanama
Doğumdan sonra aşırı kan kaybı: ACOG'a göre doğum şeklinden bağımsız olarak toplam 1000 mL ve üzeri kayıp ya da hipovolemi belirtileriyle birlikte kanama; DSÖ, FIGO ve ICM'ye göre (2025) vajinal doğumdan sonra 500 mL ve üzeri kayıp ya da anormal yaşam bulgularıyla birlikte 300 mL ve üzeri kayıp. En sık nedeni uterus atonisidir (4T: tonus, travma, doku, trombin). Hemşire fundusu değerlendirir, yumuşaksa masaj yapar, mesanenin boş olmasını sağlar, kanamayı tartarak ölçer, yardım çağırır ve uterotonik tedaviye hazırlanır.
Eklampsi
Preeklampsili bir kadında başka bir nedenle açıklanamayan jeneralize tonik-klonik nöbetlerin gelişmesi; doğumdan önce, doğum sırasında ya da doğumdan sonra görülebilir, bu nedenle ağır preeklampside magnezyum sülfat genellikle doğumdan sonraki 24 saat boyunca sürdürülür. Şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu ve epigastrik ağrı öncü belirtiler olabilir. Nöbet sırasında hemşire yardım çağırır, kadını yan yatırarak hava yolunu korur, yaralanmayı önler ve magnezyum sülfat tedavisine hazırlanır; fetal kalp hızı izlenir.
Ektopik gebelik
Döllenmiş yumurtanın uterus boşluğu dışında, çoğunlukla fallop tüpünde yerleşmesi. Adet gecikmesi, alt karın ağrısı ve vajinal lekelenme görülür; rüptür olursa ani şiddetli ağrı, omuz ağrısı ve hemorajik şok gelişir. Pelvik enfeksiyon öyküsü, tüp cerrahisi ve önceki ektopik gebelik riski artırır. Hemşire şok belirtilerini izler ve hastayı acil cerrahiye ya da istenen tedaviye hazırlar.
Emzirme
Bebeğin anne sütüyle beslenmesi; DSÖ ilk 6 ay yalnızca anne sütünü, ardından ek gıdalarla birlikte 2 yaş ve sonrasına kadar emzirmeyi önerir. İlk süt olan kolostrum bağışıklık maddeleri açısından zengindir. Emzirmeye doğumdan sonraki ilk bir saat içinde başlanması desteklenir. Hemşire doğru pozisyonu ve memeyi kavramayı, bebeğin istedikçe beslenmesini ve yeterli beslenme belirtilerini (ıslak bez sayısı, kilo alımı) öğretir.
Fetal kalp hızı
Fetüsün dakikadaki kalp atım sayısı; normal bazal değer 110–160 atım/dk arasındadır. Elektronik fetal monitörizasyonda bazal hız, değişkenlik, akselerasyonlar ve deselerasyonlar birlikte değerlendirilir; orta değişkenlik ve akselerasyonlar fetal iyilik halini gösterir. Erken deselerasyon baş basısına, değişken deselerasyon kordon basısına, geç deselerasyon uteroplasental yetmezliğe bağlıdır.
Fundus yüksekliği
Simfiz pubisin üst kenarından uterus fundusunun tepesine kadar mezurayla ölçülen mesafe. Yaklaşık 20. ile 36. gebelik haftaları arasında santimetre cinsinden değer gebelik haftasına yakındır. Uyumsuzluk ileri değerlendirme gerektirir: fetal büyüme, fetüs sayısı, amniyon sıvısı miktarı, miyomlar ya da yanlış hesaplanmış doğum tarihi ölçümü etkileyebilir.
Geç deselerasyon
En düşük noktası kasılmanın tepe noktasından sonra gelen ve kasılma bittikten sonra bazal değere dönen kademeli fetal kalp hızı düşüşü; uteroplasental yetmezliği ve fetal hipoksiyi gösterir. Hemşire oksitosin infüzyonunu durdurur, kadını sol yan yatırır, IV sıvıyı artırır, hekime haber verir ve izlemi sürdürür. Tekrarlayan geç deselerasyonlar hızlı doğum kararı gerektirebilir.
Gestasyonel diyabet
Bilinen tip 1 ya da tip 2 diyabeti olmayan kadında gebelik sırasında gelişen diyabet. Tarama sıklıkla 24–28. gebelik haftalarında oral glukoz tolerans testiyle yapılır. Makrozomi, omuz distosisi ve yenidoğan hipoglisemisi riskini artırır. Tedavi beslenme düzenlemesi ve egzersizle başlar, gerekirse insülin eklenir. Doğumdan sonra çoğunlukla düzelir; ancak ileride tip 2 diyabet riski yüksek olduğundan izlem sürdürülür.
Gravida ve parite
Gravida, sonucundan bağımsız olarak kadının toplam gebelik sayısıdır (şu anki gebelik dâhil); parite ise 20. hafta ve sonrasında doğumla sonuçlanmış gebelik sayısıdır: mevcut gebelik doğum olana kadar sayılmaz, çoğul gebelik tek sayılır. GTPAL sistemi gravidayı, term ve preterm doğumla sonuçlanan gebelikleri (bebek sayısı değil), abortusları ve yaşayan çocuk sayısını ayrı kaydeder. Örneğin ikinci gebeliğinde olan ve bir term doğumu bulunan kadın G2P1 olarak yazılır.
HELLP sendromu
Hemoliz (H), karaciğer enzimlerinde yükselme (EL) ve düşük trombosit (LP) ile tanımlanan, preeklampsiyle ilişkili ciddi gebelik komplikasyonu. Sağ üst kadran ya da epigastrik ağrı, bulantı-kusma görülür; hipertansiyon her zaman bulunmayabilir ve olguların yaklaşık üçte biri doğumdan sonra ortaya çıkar. Kanama ve karaciğer rüptürü riski vardır. Hemşire kanama belirtilerini, laboratuvar değerlerini ve yaşam bulgularını yakından izler.
Hiperemezis gravidarum
Gebelikte sıvı-elektrolit dengesizliğine, ketozise ve kilo kaybına yol açan şiddetli ve sürekli bulantı-kusma. Olağan gebelik bulantısından farklı olarak günlük yaşamı engeller ve hastane tedavisi gerektirebilir. Hemşire aldığı-çıkardığı sıvıyı, kiloyu, idrarda ketonu ve elektrolitleri izler; IV sıvı tedavisini uygular ve beslenmeye kademeli dönüşü destekler.
Kanguru bakımı
Yalnızca bezli bebeğin annesinin ya da babasının çıplak göğsüne dik olarak yatırılmasıyla sağlanan ten tene temas. Vücut sıcaklığını, kalp ve solunum hızını dengeler, emzirmeyi ve bağlanmayı destekler; DSÖ özellikle düşük doğum ağırlıklı ve preterm bebeklerde mortaliteyi azalttığı için önerir. Hemşire bebeğin hava yolunun açık kaldığını ve vücut sıcaklığını izler.
Loşia
Doğumdan sonra uterustan gelen ve üç evrede değişen akıntı: loşia rubra (ilk 1–3 gün, koyu kırmızı), loşia serosa (yaklaşık 4–10. günler, pembe-kahverengi) ve loşia alba (yaklaşık 10. günden sonra birkaç hafta, sarımsı beyaz). Miktarı, rengi ve kokusu değerlendirilir. Büyük pıhtılar, yeniden kırmızılaşma, bir pedin bir saatten kısa sürede dolması ya da kötü koku kanama veya enfeksiyon belirtisi olarak bildirilir.
Naegele kuralı
Son adet tarihinin ilk gününe 7 gün eklenip 3 ay çıkarılarak (ve bir yıl eklenerek) tahmini doğum tarihinin hesaplanması; düzenli 28 günlük döngü varsayar. Örneğin son adet tarihi 10 Nisan ise tahmini doğum tarihi ertesi yılın 17 Ocak'ıdır. Döngü düzensizse ya da son adet tarihi bilinmiyorsa tahmini doğum tarihi ultrasonla doğrulanır.
Oksitosin
Hipofiz arka lobundan salgılanan, uterus kasılmalarını ve süt salınımını uyaran hormon; sentetik formu doğumu başlatmak ya da hızlandırmak ve doğum sonu kanamayı önlemek için kullanılır. Yüksek riskli bir ilaçtır ve infüzyon pompasıyla verilir. Hemşire kasılmaların sıklığını ve süresini, uterusun gevşemesini ve fetal kalp hızını izler; taşisistolde (30 dakikalık ortalamada 10 dakikada 5'ten fazla kasılma) veya güven vermeyen fetal kalp hızı paterninde infüzyonu durdurur. Uzun kullanımda su intoksikasyonu gelişebilir.
Plasenta dekolmanı
Normal yerleşimli plasentanın doğumdan önce uterus duvarından kısmen ya da tamamen ayrılması. Ani başlayan karın veya sırt ağrısı, tahta gibi sert ve hassas uterus ve koyu renkli kanama tipiktir; kanama gizli kalabileceği için görünen kayıp ciddiyeti yansıtmayabilir. Hipertansiyon, travma, sigara ve kokain kullanımı risk etkenleridir. Anne şokuna, fetal distrese ve pıhtılaşma bozukluğuna yol açabilen acil bir durumdur.
Plasenta previa
Plasentanın uterusun alt segmentine yerleşip kenarının iç serviks ağzına ulaşması ya da ağzı örtmesi; kenarı ağzı örtmeden iç ağza 2 cm'den (20 mm) daha yakın olan plasentaya aşağı yerleşimli plasenta denir. Klasik belirti ağrısız, parlak kırmızı vajinal kanamadır; ani ve şiddetli karın ağrısı ise daha çok plasenta dekolmanını düşündürür. Tanı ultrasonla konur. Kanamayı artırabileceği için vajinal muayene yapılmaz; hemşire kanama miktarını, anne yaşam bulgularını ve fetal kalp hızını izler, sezaryen doğuma hazırlık yapar.
Preeklampsi
20. gebelik haftasından sonra yeni ortaya çıkan hipertansiyona (sistolik ≥140 veya diyastolik ≥90 mmHg) proteinüri ya da organ hasarı bulgularının (trombositopeni, böbrek veya karaciğer işlev bozukluğu, akciğer ödemi, baş ağrısı, görme bozukluğu) eşlik ettiği tablo. Eklampsi ve HELLP sendromuna ilerleyebilir. Magnezyum sülfat tedavisinde hemşire derin tendon reflekslerini, solunum hızını ve idrar çıkışını izler; antidotu olan kalsiyum glukonatı hazır bulundurur.
Rh uyuşmazlığı
Rh negatif annenin Rh pozitif fetüsün kanıyla karşılaşarak anti-D antikor üretmesi; sonraki gebeliklerde bu antikorlar fetüsün eritrositlerini yıkarak hemolitik hastalığa yol açabilir. Duyarlanmamış Rh negatif gebelere 28. hafta civarında ve Rh pozitif bebeğin doğumundan sonraki 72 saat içinde anti-D immünoglobulin uygulanır; düşük, gebeliğin sonlandırılması ya da kanama epizodu sonrasında da gerekir. Hemşire anne kan grubunu ve antikor taramasını kontrol eder.
Yenidoğan sarılığı
Yenidoğanda bilirubin birikimine bağlı olarak deri ve skleranın sararması. Fizyolojik sarılık genellikle 2–3. günlerde başlar ve kendiliğinden geriler; ilk 24 saatte ortaya çıkan sarılık patolojiktir ve hemen değerlendirilmelidir. Çok yüksek düzeyler beyin hasarına (kernikterus) yol açabilir. Fototerapide bebeğin gözleri korunur, mümkün olduğunca geniş deri yüzeyi açık tutulur, sık beslenmesi desteklenir; sıvı durumu ve vücut sıcaklığı izlenir.